20 Eylül 2006

Shakespeare

Simdi basligi görenler demistir bu Shakespeare'le ilgili ahkam kesecektir diye; ama durum hiç sandiginiz gibi degil. Her zaman Shakespeare'in yazdiklarina ilgim olmustur. Hikayelerinin hepsini bilsem, edebi bilgim artsa diye düsündüm. Ama eserlerin Türkçe'ye çevrilenleri hep tiyatro formatinda. Oyle diyolog okumak da benim isime gelmiyor; çünkü hikaye okumak gibi olmuyor. Sahnenin basinda okuduklarım, ortasina gelince aklimdan uçup gidiyor. O yuzden tiyatroda ve sinemada izlediklerim disinda kalan shakespeare hikayelerine pek hakim degilim.
Bir Yaz Gecesi Rüyası'nı bilirim; çünkü filmini izledim (Michelle Pfeiffer, Kevin Kline, Calista Flockhart, Stanley Tucci vardır, tavsiye ederim). Bu hikayeyi 2 kez de tiyatroda izledim. Biri okulda tiyatro kulübünde arkadaşlarımın oynadığı, biri de devlet tiyatrolarıydı.
Diğer bir bildiğimse tabiiki Romeo ve Juliet. Bu artık o kadar herkese malum olmuş bir hikaye ki, nerdeyse yeni doğmuş çocukların kulaklarına romeo ya da juliet diye fısıldayacaklar. Tamam biraz abartı oldu galiba =) Romeo ve Juliet'e dönersek; kendileriyle benim tanışmam 11-12yaşlarında küçük bir kızken, bizi can evimizden vuran Leonarda Di Caprio fırtınasıyla oldu. Şimdi dönüp bakınca düşünüyorum: Leo kısmı fenaydı da filmi iyiki izlemişim. Hem güzel bir uyarlama, hem de başarılı bir filmdi (Baz Luhrmann'a saygılar).
Hamlet'i de az çok biliyorum. Tiyatroda izledim. Ama Kenneth Branagh'ın ya da Mel Gibson'ın yaptığı uyarlamalarıysa daha izleme fırsatım olmadı. Kenneth Branagh demişken; onun için Shakespeare hikayelerini sinemaya en iyi uyarlayan yönetmen/aktör derler. Yaptığı pek çok Shakespeare filminde de kendisi rol almıştır. İzlediğim bir Kenneth Branagh uyarlaması da "Aşkın Boşa Geçen Emeği"ydi. Kendileri pek kulağa aşina gelmeyen bir Shakespeare eseri ama müzikal bir yapısı olan filmi izlemesi oldukça zevkliydi. Bu da tavsiyelerim arasında.
Sinemadan bahsedince yine kendimi tutamadım ve açıldıkça açıldım. Konudan saptım, farkındayım. Demek istediğim benim için shakespeare'i "tiyatro metniyle" okumak yerine görsel olarak izlemek daha zevkli geliyor. Ama hikaye şeklinde yazılan shakespeare kitapları varsa hiç vakit kaybetmeden okurum. İngilizcesini okumaya da elim gitmiyor; çünkü günlük konuşma diliyle shakespeare o kadar farklı ki. Ne derlerdi bize lise edebiyat derslerinde: "dili oldukça agdali" =)
Peki bütün bunları ben neden anlattim? Çünkü Shakespeare konusundan kendimi gelistirmek istiyorum. Çünkü daha cok bilgiye ihtiyacim var. Çünkü yeni senaryom Shakespeare eserleriyle ilgili olacak. Ya Shakespeare'e adanmis bir deneme, ya da eserlerine gondermelerle dolu bir kurmaca.

Hiç yorum yok: