
toothpastefordinner.com
Baştan söyleyeyim, çok konudan konuya atlayacağım. Aklımda söyleyecek bir dünya şey var. Önceki post'ta anlatamadığım filmlere gelince; dvd'sini almıştım bayağıdır keyfimi bekliyordu, "Filler ve Çimen"i izledim. Yapım yılı 2000 olan filmdeki ilişkileri görmek hala derin devlette hiçbir şeyin değişmediğini gösteriyor. Neyse fazla ciddileşmeyelim =) Sonraaa, arkadaşlarla toplanıp "Oldboy"u izledik. Beş kişiydik, üçümüz izlememiştik. Arkadaşımın yaklaşık 5-6 aydır üzerimde kurduğu baskılar sonunda Oldboy'u seyrettirdi bana. Zaten sinema olayının içinde biri olarak izlemediğim için kendimi kötü hissediyodum da, izledikten sonra bir kez daha anladım ne kadar geç kaldığım bir keşif olduğunu. Yeni izleyecek herkes için kendilerine "24 saatlilk filmi sindirebilme" süreci tanımalarını tavsiye ediyorum. Çok etkileyici!!!
Böyle ağır bi filmin yanında psikolojimin biraz hafiflemesi kanısındaydım ve bende milyonuncu kez "The Mirror Has Two Faces" izledim. Hatta cumartesi gecesi arkadaşlarım geldi. Onlarla beraber tekrar izledim. Bir milyon + 1 oldu izleme sayım. Ama herkesin takıntılı olduğu, her yakaladığında izlediği ya da sürekli elinin onun dvd'sine gittiği filmler vardır. Benim için mesela "You've Got M@il" ve "Conspiracy Theory" öyle. Filmler çok mu özellikli ya da bi sürü ödül almış, kült film kategorisine mi girmiş... Yoooo, ama her rastladığımda beni televizyonun başına kilitlemeyi başarıyor.
Haftasonunda "Mulholland Drive"ın dvd'sini izlemeye karar verdim ve gece oldukça geçti. Filmi 65.dakikada kapatamak durumda kaldım. Neden mi? Bir arkadaşımın da dediği gibi: "BİR DAVID LYNCH FİLMİNİ ASLA UYKULUYKEN İZLEME!!" =) Adamın filmleri için zaten kullanma kılavuzu lazım, bir de uykun varken benim gibi boş boş bakıyorsun ekrana. Önümüzdeki tatildeki planım filmi tekrardan başlayıp, tamamlamak ve biliyorum bu sefer başaracağım.
Bu arada ilgilenenler için yeni filmimin çekimleri başladı. Toplamda 35 sahne ve biz beşini tamamladık. Geçen haftasonu için de çekim planları vardı ama ani bir ev
değişikliği bir süre ertelememizi gerektirdi. Çekim planı demişken son zamanlarda duyduğum en güzel laf:
değişikliği bir süre ertelememizi gerektirdi. Çekim planı demişken son zamanlarda duyduğum en güzel laf:If you want to make God laugh, tell Him about your plans.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder